Felsefe Sözlüğü Nedir?

Anarşizm Nedir?

Anarşizm, aralarında çatışma çıkacak sınıfların olmadığı bir toplum sistemini savunan felsefi bir akımdır. Anarşizmin temel hedefi devletin ortadan kalktığı bir toplumdur. Bu felsefi akıma göre, insan üzerine baskı kuran devlet gibi tüm otoriteler mutsuzluğun kaynağıdır. İnsan ancak üzerindeki tüm baskı gruplarını ortadan kaldırarak mutlu olur. Çünkü insan doğası gereği baskıya karşıdır. Peki devlet olmadan nasıl toplumsal düzen sağlanacaktır? Anarşizme göre, insanlar toplumsal baskı oluşturacak devlet gibi kurumlara ihtiyaç duymadan da toplumsal bir düzen sağlayabilir. Bu düzende bireyler, gönüllü işbirlikleri ve ödev dağılımı ile toplumsal görevlerini yerine getirebilir.

Anarşizm Sembolü

Anarşizmin Tarihi

Anarşizm sistematik bir felsefe akımı olarak ondokuzuncu yüzyılda ortaya çıkmıştır. Fakat düşünsel kökenleri Antik Yunan felsefesinin ilk dönemlerine kadar uzar. Bu dönemdeki en önemli temsilcisi tartışmasız Stoacı felsefedir. Bu felsefi akıma göre insan doğasının varoluşu iyilik üzerinedir. İyilik üzerine bir varoluşa sahip insanın otoriteye ihtiyacı yoktur. Çünkü özü itibariyle iyi olan insanın, iyi davranması için baskıcı bir devlete ihtiyacı yoktur. İnsan iyi ve erdemli bir varlık olarak devletsiz bir toplumda çok rahat bir şekilde yaşamını sürdürebilir.

Yine bu dönemde bir başka anarşist felsefi kökeni uzakdoğuda buluyoruz. Bu akım Taoizmdir. Taoizme göre, otorite insanın sorunsuz bir şekilde uyum göstermesi için sürekli baskı kurar. Fakat insan doğası gereği kendisine yöneltilen her baskıya tepkiyle karşılık verir ve otoriteye başkaldırır. Otorite ise bu başkaldırı karşısında daha da sert yaptırımlar uygular. Fakat insan yine doğası gereği bu baskıya da tepki gösterir. Bu böyle sonsuza kadar devam eden bir çelişkidir. Bu sonsuz çelişki de insan mutsuz olur. İnsan ancak otoritenin ve baskının olmadığı bir toplumda mutlu olur.

19. Yüzyılda Anarşizm

Ondokuzuncu yüzyılda Anarşizm artık sistemli bir felsefi akım haline gelmiştir. Bu dönemin en önemli Anarşist düşünürleri şunlardır:

Proudhon (Prudon)

William Godwin (Vilyım Godvin)

Max Stirner (Mex Sitirnır)

Bakounine, Kropotkine ve Tolstoy’dur.(Bakunin, Krepotkin ve Tolstoy’dur )

19. Yüzyıl, anarşizm felsefi akımı için hem bir sistemleşme hem de bir kategori ayrımı dönemidir. Bu dönemde Anarşizm felsefesi iki temel kategoriye bölünmüştür. Bunlardan ilki Proudhon ve Stirner’in temsilcisi olduğu Bireyci Anarşizmdir. Diğeri ise, Kropotkin’in temsilcisi olduğu Komünist Anarşizm akımıdır. Her halükarda iki akım da bireyin devlete nazaran daha kutsal olduğu fikrindedir. Anarşizmin felsefi düşüncesinin temelinde, ne otorite ne de devlet yücedir. Yüce olan tek tek şahsiyetlere sahip olan bireylerdir.

Anarşizmde Ahlak

Anarşizm evrensel, değişmez ve zorunlu olan ahlaki kuralları reddeder. Çünkü bu ahlaki kuralların temel mantığı insan özgürlüğünü ortadan kaldırmaktır. Anarşistler, böyle bir ahlaki kuralın bulunmadığı toplumların mutluluğa daha yakın olacağını savunurlar.

Bu akıma göre, insanın varoluşunun özü iyiliktir. Peki insanı vahşi şekilde kötü yapan nedir? Anarşistlere göre bu sorunun net bir cevabı vardır; iktisadi dengesizliğe bağlı sosyal adaletsizlik. Bu adaletsizlikler ortadan kaldırılırsa insan çok rahat bir şekilde erdemli bir varlık haline gelir.

Anarşizmde Devlet

Anarşizme göre, toplumu bir arada tutmak için zorunlu ve dayatmacı hukuk kuralları yerine gönüllü sözleşmelere ihtiyaç vardır. Bu gönüllü sözleşmelerle birey özgürce bir toplumun üyesi olabilir ve o topluma karşı görevlerini severek yerine getirebilir. Bireyin bir topluma katılımının temel şartı özgür iradesidir. Fakat devletin bulunduğu yerde toplum üyeliği için bireyin iradesi dışındaki süreçler rol oynar.

Devlet olmadan bireyler özgürce bir toplumun üyesi olabilir. O toplumdan istediği zaman da rahatlıkla ayrılabilir. Fakat günümüz devlet modellerinde böyle bir hakka sahip olmanız düşünülemez.

Proudhon Anarşizmi

Proudhon’a göre insanoğlu eğer isterse gezegenimizdeki tüm baskıcı otoriteleri ortadan kaldırabilir. Bu otoriteler ortadan kalktığı zaman toplumsal iş bölümü ile işlerin yürütüldüğü komünal topluluklar oluşturulabilir. Bu topluluklara katılım tamamen özgür irade ile olacaktır. Kişiler iradeleriyle bir ailenin üyesi olabilir, aileler bir araya gelip kendi iradeleri ile komünler oluşturabilir. Daha sonra bu komünler bir araya gelip federasyonlar kurabilir.

Daha fazla bilgi için videoyu izleyebilirsiniz. Konu hakkında lütfen yorumlarınızı aşağıya yazınız.

 

 

Yorum yaz