Filozoflar ortaçağ felsefesi tarihi

Aquinolu Thomas Kimdir?

aquinolu thomas

Aquinolu Thomas, ortaçağ felsefesinin en önemli düşünürlerinden biridir. 50 yaşında dünyaya gözlerini kapamış olmasına ve hayatının büyük çoğunluğunu çalışma ve seyahat ile geçirmiş olmasına rağmen adını tarihe kalıcı bir şekilde kazımıştır. Aquinolu Thomas’ı bu kadar önemli kılan nedenlerin başında Hıristiyanlık ve Aristoculuğun bir sentezi olan Thomizm felsefesini geliştirmesidir.

Aquinolu Thomas, felsefi yöntemleri kullanarak Hıristiyan inancını sistemleştirmeye çalışmıştır. Sadece Dominikan papazı olmamış yani sadece dini konularla ilgilenmemiş aynı zamanda çağının sosyal ve ahlaki sorunlarıyla da ilgilenmiştir. Hukuk ve siyaset hakkında ileri sürdükleri ile yeni bakış açıları ortaya koymuştur. Elbette tüm bu alanlarda sentezlemeler yaparken Aristo felsefesini temel bir araç olarak kullanmıştır.

1- Aquinolu Thomas’ın Hayatı, Eğitimi ve Eserleri

Aquinolu Thomas yada diğer değişle Thomas Aquinas 1225 yılında Napoli kentinin yakınlarındaki Aquino şehrinde Roccasecca Şatosunda doğmuştur. Soylu ve zengin bir ailenin sekiz çocuğundan en küçüğüydü. Sadece 5 yaşındayken Monte Cassino manastırına eğitim alması için gönderildi. 13 yaşına kadar burada eğitimine devam etti ve politik koşulların zorlamasından dolayı ailesinin evine geri döndü.

Thomas Aquinas, ailesinin yanına döndükten sonra Napolideki Benedictine evinde eğitimine devam etti. Bu eğitim sürecinde felsefeyi keşfederek Aristotalesin eserlerini okumuştur.

1239 yılında Napoli üniversitesine girmiş ve ilerleyen yıllarda ailesinin istememesine rağmen yeni kurulmaya başlanan Dominikan Tarikatına gizlice girmiştir. Ailesi durumu öğrendiğinde onu kaçırmış ve Rocca Secca’daki San Giovanni kalesinde rehin tutmuşlardır. Ailesi, onu Dominikan öğretilerinden mahrum bırakarak vazgeçirmeye çalışmışlardır. Bir yıl sonra serbest bırakılmıştır.

1245 ile 1252 seneleri arasında Dominiklerle birlikte Paris, Köln ve Napoli’de çalışmalarına devam etmiştir. Paris üniversitesinde Dominik öğretilere karşı olan tutucularla tartışmalara girmiştir. Ölümünün ardından 49 yıl sonra aziz olarak ilan edilmiştir. 1879 yılında  onun Thomizm felsefesi Roma Katolik Kilisesi tarafından kabul görmüştür.

Aquinolu Thomas’ın en bilinen iki eseri Summa Theologiae yani “İlahiyat Üzerine” ve Summa de Veritate Catholicae Fidei Contra Gentiles yani “Hıristiyan Olmayanlara Karşı Katolik İnancının Hakikati Üzerine”dir. Bu eserleri eğitimde kullanılmak üzere ve keşişlere rehberlik etsin diye kaleme almıştır. Bu eserlerin dışında da teoloji ve felsefi konularla ilgili eserler yazmıştır.

2- Aquinolu Thomas’ın Hukuk, Adalet ve Siyaset Üzerine Görüşleri

Aquinolu Thomas, Aristotales’in felsefi kavramlarını yeniden ele alıp Hıristiyanlık bakış açısıyla yeniden yorumlamıştır. Bu kavramların başında ilk neden kavramı gelir. O, ilk nedeni Tanrı ile yer değiştirerek yeniden yorumlamıştır. Tıpkı Aristotales gibi Thomas Aquinas da hiyerarşik evren fikrini benimser. Bu hiyerarşik sistemin tepesinde Hıristiyan Tanrısı yer alır.

Aquinolu Thomas insanın toplumsal bir varlık olduğunu düşünür. İnsanların kendini gerçekleştirmek için toplumsal bir düzenin içinde yer alması gerektiğini düşünmektedir. Siyaset insanın kendini gerçekleştirmesine olanak tanır. Genel olarak siyaset ile vahiy farklı alanlardır. Dolayısı ile insanların niteliklerini geliştirmek, erdemli ve mutlu olmak için vahiye ihtiyaçlarının olmadığını düşünür. Fakat erdem ve mutluluk bir hayatın nihayi hedefi değildir. Onan göre bunlardan da öte temel bir hedef olan kurtuluş için vahiye ihtiyaç vardır. Ebedi kurtuluş için rahibin görevi insanı teşvik etmesi gerekmektedir.

Aquinolu’ya göre hukuk ilahi ve doğal olmak üzere ikiye ayrılır. İnsan rasyonel düşünme sayesinde doğal hukuku kavrar. Doğal hukuku kavramak için Hıristiyan olmaya gerek yoktur. Paganlar ve Hıristiyanların dışındaki insanlarda doğal hukuku kavrayabilir. Ayrıca bu insanlarda  iyi ve kötünün bilgisine ulaşabilir. Çünkü iyi ve kötünün bilgisi evrensel olarak her insanın ulaşabileceği bir alandır. Fakat Hıristiyan olarlar vahiy yoluyla iletilen ilahi hukukun bilgisine ulaşabildiği için diğer inançlara göre daha avantajlıdırlar. Doğal hukuk insan için bu dünyada bir yarar sağlarken ilahi hukuk iki dünyada da kurtuluşa ermede fayda sağlar.

Aquinolu Thomas’a göre Tanrı ve insan rasyonel varlıklardır. Tanrı rasyonel olduğu için iyi olanı arzular, kötü olanı değil. İnsan rasyonel olduğu için kendi irademizi ile hukuku takip ederiz. İnsanalar hukuka uymaları onların rasyonel varlık olmasından kaynaklanır. Bu nedenle hukuka uymayanları caydırmak için idareciler güç ve ceza uygulamalıdırlar. Güç ve ceza suç işlemeyi önleyecek, böylelikle suça meyilli olanların hem kendilerine hem de çevrelerine zarar vermesi önlenecektir.

Thomas papa taraftarı biri olmasına rağmen bunu radikal bir şekilde savunmamıştır. Fakat papalığı ve devlet yöneticiliğini iki ayrı güç olarak görmüş, birbirleri üzerinde siyasi zorlama gücünü elinde bulunduracak hiyerarşik bir düzen hayal etmemiştir. Devlet ve kilise işlerini birbirinden ayrı olarak düşünmüştür. O, sınırlandırılmış bir monarşinin en iyi yönetim biçimi olacağını ifade eder.

3- Aquinolu Thomas’ın Metafizik Anlayışı

Aquinolu Thomas, insan aklının sınırlı olsa bile evreni ve evrende var olanların ontolojik durumlarını anlayabilecek bir kapasitesinin olduğunu kabul eder. Aquinolu, evrene hakkındaki görüşlerini Aristotalesci bir bakış açısıyla ortaya koyar. Bu açıdan varlığı, bir tarafı idea diğer tarafı maddi olan diye ayıran platoncu görüşün aksine varlığı bir bütün olarak görür. İçinde yaşadığımız fiziki dünya bir görünüşler dünyası değil biricik gerçekliğin olduğu dünyadır. Aristotales’in varlık cetveli Aquinolu’da da devam eder. Fakat bu hiyerarşik cetvelin tepesinde doğal olarak tanrı bulunur.

3.1- Aquinolu Thomas’ın Tanrı Anlayışı

Aquinolu Thomas, Summa Theologiae kitabında tanrının akılla kanıtlanabileceğini öne sürer. Ona göre beş temel akıl yürütme yöntemi ile tanrı kanıtlanabilir. Onun yazdığı kitap 2.500 sayfa tutmasına karşın, tanrı kanıtı ile ilgili bölüm bir kaç sayfa tutmaktadır. Fakat bu kısım tarih boyunca en çok tartışılmış kısındır.

Aquinolu Thomas’ın kanıtlamaya çalıştığı şey bir dinin tanrısı değildi. İleri sürdüğü kanıtlar tanrının spesifik(en güçlü, her şeye kadir vb) özelliklerini de kanıtlama amacıyla ileri sürülmüyordu. Tek niyeti herşeyi yarattığı halde yaratılmamış bir varlık olarak tanrının zorunlu olan varlığını kanıtlamaktı.

3.1.1- Aquinolu Thomas’ın İlk Tanrı Kanıtı: Hareket Argümanı:

Aquinolu Thomas, hareket argümanını ileri sürerken Aristotales’in hareket etmeyen hareket ettirici tanrı anlayışını benimser. Dünyadaki her hareket eden varlık bir başka varlık tarafından hareket ettirilir. Eğer bir varlık kendi kendine hareket ediyorsa, onu harekete geçiren bir başka varlık olmalı ve onuda hareket ettiren bir başkası olmalı. Fakat bu sonsuza kadar devam eden bir geriye gidişe sebep olur. Böyle bir geriye gidiş nedeniyle ilk hareket ettirici varlığın olmayacağı sonucu ortaya çıkar. Eğer ilk hareket ettiren bir varlık olmasa, hareketin başlaması imkansız olur ve hiçbir şey hareket etmez sonucu gibi saçma bir argüman ortaya çıkar. Dolayısı ile her hareket eden şeye ilk hareketi kazandıran ve hareket etmeyen bir varlık olmak zorundadır. Bu varlık şüphesiz Tanrının kendisidir. Böylelikle Aquinolu hareket kanıtında sonsuzluk argümanı ve temellendirme yöntemini kullanır.

3.1.2-  İkinci Tanrı Kanıtı: Nedensellik Argümanı:

Aquinolu Thomas, bu argümanında etkin neden kavramını kullanır. Etkin neden, bir varlığın yaratılmasına neden olandır. Heykeltraş bir heykelin etkin nedenidir. Bir ressam ortaya konulmuş bir resimin etkin nedenidir. Her varlığın bir etkin nedenini bulabiliriz. Fakat evrende kendi kendinin etkin nedeni olan varlığı bulamayız. Çünkü bir varlık kendi kendinin etkin nedeni olsaydı, kendisi varolmadan önce varolması gerekirdi. Evrene baktığımızda etkin nedenlerin sıralı bir dizinini görürüz. Fayların kırılması geniş toprak alanlarının sarsılmasının etkin nedenidir. Toprak sarsıntısı binaların sallanmasının etkin nedenidir. Binaların istikrarsız bir şekilde sallanması yıkılmasının etkin nedenidir. Sıralı bir etkin neden dizininde ilk neden ikincilerin, ikincilerde üçüncülerin etkin nedenidir. Bu dizin ileriye doğru sonsuza gitmesine karşın geriye doğru bir ilk etkin neden temelinde durmak zorundadır. İşte bu ilk nedensiz neden Tanrının kendisidir.

3.1.3-  Üçüncü Tanrı Kanıtı: Olasılık ve Zorunluluk Argümanı:

Aquinolu Thomas, varlığı ikiye ayırır; zorunlu varlık ve oluşuma tabi varlık. Eğer bir varlık oluş ve bozulmaya tabiyse o varlık zamanın bir döneminde olabilirde olmayabilirde. Eğer bir şey var olmayabilirse, zamanın bir döneminde o şey yoktur. Eğer zamanın bir döneminde hiçbir şey yoksa, birşeylerin var olabilmesi için bir şeye ihtiyaç vardır. Başka şeylerin varolmasına neden olan ve zorunlu olan varlık Tanrıdır.

3.1.4- Dördüncü Tanrı Kanıtı: Derecelendirme Argümanı:

Aquinolu Thomas, derecelendirme argümanında evrendeki varlıkları daha iyi, daha güzel, daha mükemmel gibi maksimal bir üst dereceye göre sınıflandırdığımızı ifade eder. Yani bir kaç çaydanlık düşünelim. Bunlardan bir en sıcak dediğimizde, o çaydanlığın sıcaklığının diğerlerine göre daha fazla maksimal dereceye yakın olduğunu söyleyebiliriz. Yada bir oda ve o odanın köşesinde bir soba hayal edin. Sobaya farklı uzaklıklardaki nesnelerin sıcaklıkları birbirinden farklıdır. Bu farklılığı yaratan şey sobaya olan uzaklıktır. Aynı şekilde varlıkları daha iyi, daha mükemmel yapan şey mutlak mükemmelliğe veya mutlak iyiliğe olan uzaklıklarıdır. Dolayısı ile evrendeki her varlığın niteliklerinin nedeni olan maksimal ölçüt Tanrının kendisidir. Tanrı olmasaydı varlıkları daha iyi veya daha mükemmel olarak ölçebileceğimiz bir ölçütümüz olmayacaktı.

3.1.5- Beşinci Tanrı Kanıtı: Yönetim Argümanı:

Aquinolu’ya göre, varlıkların tümü belli bir amaca doğru yönelip hareket ediyorlar. İster bilinçli varlıklar olsun isterse bilinçsiz varlıklar olsun her varlığın bir istikameti vardır. Bütün bu varlıkları bir istikamete yönlendiren ve belli amaçlar doğrultusunda yaratan bir varlığa yani Tanrıya ihtiyaç vardır. Çünkü ancak Tanrı bu yönlendirişi anlamlı kılar.

3.2- Aquinolu Thomas’ın Tanrı Sıfatları Hakkındaki Görüşü

Aquinolu Thomas, tanrı kanıtlarının ardından niteliklerini sıralar. İsterseniz bunları sıralı ve özet bir şekilde açıklayalım:

  • Bir cisme sahip olmadığı için maddi bir tözü yoktur.
  • Derecelendirme kanıtında da gördüğümüz gibi Tanrı mutlak manada en iyi varlıktır.
  • Zorunlu bir varlık olduğu için oluş ve bozuluşa tabi değildir.
  • Özü ve varoluşu bir varlıktır.
  • Varolması için bir başka varlığa muhtaç değildir.
  • Tümel ve tikelin tüm bilgisine sahip olduğu için mutlak bilgiye sahip tek varlıktır.
  • Tanrı hiçlikten varlığı yaratmıştır. Bu açıdan bir ressamla veya heykeltraşla karşılaştırılmaz. Çünkü onlar ellerindeki malzemelere şekil verir.
  • Aristotales’in ilk hareket ettirici varlığından daha etkindir. Çünkü Aristotales’in ilk hareket ettiricisi zaten var olan bir varlığa hareket vermiştir. Oysa Tanrı varolmayanı var ederek ona hareket kazandırmıştır.

3.3- Aquinolu Thomas’ın İnsan ve Ahlak Anlayışı

Aquinolu Thomas’a göre insanın bir tarafı doğal diğer tarafı doğaüstü olan iki boyutlu bir yapısı vardır. İnsan doğal yönüyle diğer calılar gibi bazı fonksiyonları yürütür ve belli amaçlar doğrultusunda hareket eder. Fakat diğer açıdan insan Tanrının çocuğu olması hasebiyle doğaüstü bir boyuta sahiptir. Bu açıdan bir takım ilahi erdemlerle donatılmış bir varlıktır.

İnsan bu dünyada bir maddi amaç doğrultusunda hareket ederek mutluluğa erişemez. İnsanın haz ve iktidar peşinde koşması onun bedensel yönünü tatmin edebilsede yeterli kalmaz. Felsefe veya bilimsel etkinlikler insanı bir nebze doyursada nihayetinde yetersiz kalır. İnsan gerçek anlamda mutluluğu sadece tanrıda ve öteki dünyada bulabilir. İnsanın bu amacına ulaşabilmesi için erdemli bir yaşayış sürdürmesi zorunludur.

Yorum yaz