Filozoflar ortaçağ felsefesi tarihi

Aziz Justin Kimdir?

aziz justin

Aziz Justin MS 103 yılında Filistin’in Samiriye şehrinde dünyaya geldi. Hakikati arayan bir kişi olarak Stoa, Peripatetik, Pythagoras ve Platon’un felsefesi görüşlerinden etkilenmiştir. O, ortaçağ felsefesinde ilk Patristik filozoflardan biridir.

Aziz Justin ilk önce Stoa felsefesine ilgi duymuştur. Stoacılara göre tanrı evrenin ruhudur ve ötesi değildir. Stoa felsefesinin hem tanrı anlayışını beğenmemiş hem de irade konusundaki fikirlerine katılmamıştır. Stoacılar insanın özgür eylemde bulunamayacağını çünkü eylemlerinin determinist bir şekilde belirlendiğini iddia ederler. Oysa Aziz Justin’e göre insan eylemlerinde özgürdür, kötülüğü ve iyiliği seçme iradesine sahiptir.

Aziz Justin’e göre felsefe ve din biribirinden ayrı duramayacak iki alandır. Ne felsefe dinsiz, ne de din felsefesiz yapamaz. Akıl ve din arasında bir çatışma yoktur. Akla uygun olan dine, dine uygun olanda akla uygundur. Akıl ve din tam bir uyum içerisindedir. Akıl statü olarak vahiyden önce gelir. O, Hristiyan teolojisini Patristik felsefe üzerine inşaa etmeyi vazife edinmiştir. Zaten ilk dönem Patristik felsefe savunucuları sıkı bir felsefe savunucusu olmuştur. Bu dönem, din ile felsefenin karşılaştığı ilk dönem olma özelliğini taşır. Ayrıca onan göre felsefenin ayrı dinin ayrı hakikatleri yoktur. Hakikat tektir. Bu hakikat Tanrının İsa aracılığı ile insanlara bildirdiği bilgeliktir. İsa ve Sokrates’in yaşamı arasında bir benzerlik kurmuştur. Ona göre her ikisi de hakikatin bilgisini insanlara iletmeye çalışmıştır.

Aziz Justin sıkı bir Platon felsefesi takipçisidir. İdealara dünyası ile Hristiyan teolojisi arasında bağ kurar. Ona göre iyi ideası ve Tanrı aynı niteliklere sahiptir.

Hayatının ilerleyen dönemlerinde Roma’ya gitmiştir. Burada Hrıstiyanların inançlarından dolayı yakıldığını şahit olmuştur. Yaptığı çeşitli toplantılarda Hrıstiyanlığın savunuculuğunu yapmıştır. Hatta bu amaçla yazmış olduğu Apologia adlı Hrıstiyanları savunma üzerine yazmış olduğu kitabı Roma imparatorunu taktim etmiştir.

Aziz Justin Hrıstiyan olduktan sonra bile Platon’un öğretilerinden vazgeçmemiştir. O, Platon’un felsefesi ve Hristiyan Teolojisi arasında bağ kurmuştur. Özellikle idealar alemi görüşünü benimsemiştir.

Aziz Justin, Marcus Aurelius’un hükümdarlığı sırasında MS 167 yılında Roma’da başı kesilerek idam edilmiştir. İdam edilmesine neden olay ise bir başka filozof tarafından iftiraya uğramasıdır.

Yorum yaz