19. yüzyıl felsefesi Filozoflar

Friedrich Schelling Kimdir?

Friedrich Schelling

Friedrich Schelling 1775 ile 1854 yılları arasında yaşamış 19. yüzyıl felsefesi düşünürlerinden biridir. Schelling, Hegel ve Fichte Alman idealizminin en çok bilinen üç filozofudur. Friedrich Schelling natüralizm, özgürlük, estetik, epistemoloji ve ontoloji alanlarında çalışmalar yapmıştır. Bu kadar geniş bir alana yayılan felsefesi, maalesef günümüzde ülkemizde yeterince değerlendirilmemiş ve felsefesine hak ettiği değer gösterilmemiştir.

Filozofumuz, ilk çalışmalarında Kant’ın ve Fichte’nin idealizm fikirlerinden etkilenmiş olsada, daha sonraları onların felsefelerindeki eksiklikleri görerek kendi felsefi yolunu çizmiştir.

Friedrich Schelling’in Doğa Felsefesi

Friedrich Schelling’e göre benim özü tin veya ruh iken doğanın özü ise maddedir. Ona göre ne madde beni meydana getirir nede ben maddeyi. Evren ben’in yarattığı bir şey değildir. Onun varlığı ben’den bağımsızdır. Evrenin varlığı düşünceden ayrı bir varlığa sahiptir. Yani ben düşünerek evreni var etmez. Düşünmek var etmez fakat var olanı tekrar etmektir.

Ona göre ben olmayan şeyler de beni var etmez. Duyusal algılar düşüncenin meydana gelmesinde tek etken değildir. Duyusal algılar veya deneyimler düşüncelerin sadece hareket noktasıdır.

Schelling, ben olmayanın, beni yaratmadığını söyleyerek dogmatizme veya duyumculuğa karşı çıkmıştır. Aynı şekilde ben’in ben olmayanı yaratmadığını söyleyerek de öznel idealizme karşı çıkmıştır.

O, evreni mekanik ve materyalist bir düzende işleyen bir düzenek olarak görmez. Ona göre inorganik denilen varlıklar bile yaşayan organizmalardır.

Friedrich Schelling’in Transandantal İdealizmi

Friedrich Schelling’in transandantal idealizm fikri doğa felsefesinin zorunlu bir tamamlayıcısı olmuştur. Bu felsefe sayesinde ben ile ben olmayanı uyuşturmaya çabalamıştır.

Ona göre bilgi ile varlık arasında bir ayrım yoktur. Bilgi şu şekilde ortaya çıkar;

  • Duyumlar algıyı etkiler
  • Algı düşünmeyi etkiler
  • Düşünme iradeyi etkiler

Bilgi ile nesnesi arasında bir varlık ayrımı olmadığı için kavramlar, nesnelerinden ayrı bir varoluşa sahip değildir.

Ona göre felsefenin en büyük görevi özne ile nesne arasında bir ayrım olmadığını ortaya koymaktır. Özene ile nesneyi uyuşturmak da transandantal felsefenin görevidir. Kişi öz bilincine vardığı zaman özne ve nesnenin aynı olduğu durum ortaya çıkar. Böylelikle nesne olan ile düşünce bir olur.

Friedrich Schelling’e göre tarih, insanın özgürlüğünün geliştiği alandır. Özgürlük tarih içerisinde zorunlulukla gerçekleşir.

Friedrich Schelling’in Sanat Felsefesi

Friedrich Schelling’e göre sanatın amacı fayda sağlamak veya haz almak değildir. Sanat sonsuz olanın sonlu olanda ortaya koyulmasıdır.

Sanatçı sanatını hiçbir zaman tam anlamıyla kavrayamaz. Sanat aracılığı ile ortaya çıkan mutlak güzelliği bilmek sanatçının değil filozofun görevi ve amacıdır. Varlığı anlayabilmenin tek yolu sanattır. Sanat eseri bilinçli bir iradenin yaratımı olduğu için doğadan üstündür.

Yorum yaz