19. yüzyıl felsefesi Filozoflar

Johann Gottlieb Fichte Kimdir?

Johann Gottlieb Fichte Kimdir

Johann Gottlieb Fichte, 1762 ile 1814 yılları arasında yaşamış Alman İdealizminin önemli bir temsilcisidir. O 19. yüzyıl felsefesi  için önemli figürlerinden biridir. Kendisi proleter sınıfından gelen fakir bir ailenin çocuğudur. Şans eseri sonucu bir Baronla tanışmış ve onun sayesinde üniversite eğitimine kadar devam edebilmiştir.

Johann Gottlieb Fichte’nin Felsefesine Etki Eden Unsurlar

Johann Gottlieb Fichte’nin görüşlerini şekillendiren iki önemli unsur vardır. Bunlardan biri Immanuel Kant’tır. Üniversite eğitimi sırasında Kant’ın eserleri ile tanışmış ve onun fikirlerinden çok etkilenmiştir. Onun fikirlerini etkileyen ikinci önemli unsur ise Fransız Devrimidir. Bu devrim üzerine yazdığı yazılardan en bilineni “Avrupa hükümdarlarından düşünce özgürlüğünü geri isteme” eseridir.Johann Gottlieb Fichte için düşünce özgürlüğü, insanın en temel hakkı olan öğrenme hakkından doğar. Bu hak öğretme hakkının bulunduğu yerde anlam kazanır.

Johann Gottlieb Fichte hem Kant ile dostluğu hem de ele almış olduğu eserler sayesinde tanınmaya başlamıştır. Bunun neticesi olarak Jena Üniversitesi’ne çağrılmıştır. Burada bir süre çalıştıktan sonra ateistlikle suçlanması nedeniyle buradaki görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Daha sonraki yıllarında Napolyon’un işgali altındaki Berlin’de “Alman Ulusuna Söylevler” adlı konferanslar vermiştir. Bu konferanslarda Alman milliyetçiliğinin uyanmasına katkı sağlamıştır.

Johann Gottlieb Fichte’nin Felsefesine Kant’ın Etkisi

Johann Gottlieb Fichte, iki şekilde felsefe yapılabileceğini söyler;

  • Determinist felsefe yapan düşünürler için insan, nedensellik yasasına göre hareket eden bir varlıktır.
  • İndeterminist felsefe yapanlar için insan, kendi kaderini kendi oluşturan özgür bir varlıktır.

Johann Gottlieb Fichte İndeterminist felsefeden yola çıkarak Kant’ın “ahlakta iradenin önemi” görüşünü benimsemiştir. Fakat o, Kant’ın felsefesini bire bir almamış bazı boşluklarını doldurmuştur.

Kant’a göre nihai gerçeklik numenal alana ait bir özelliktir. Gerçekliğin bilgisi için numenal alanın bilgisine sahip olmak gerekir. Fakat numenin bilgisine sahip olamayacağımız için gerçekliğe dair hiçbir bilgimizin olamayacağı aşikardır. Johann Gottlieb Fichte burada bir çelişki görür. Ona göre bir şeyin hem var olduğunu söyleyip hem de onun hakkında hiçbir bilgiye sahip olamayacağımızı söylemek bir çelişkidir. Çünkü bir şeyin var olduğunu söylediğimiz anda, aslında onun hakkında çoktan birşeyleri bildiğimiz ortaya çıkıyor.

Kant, kendinden önceki metafizikçileri deneyimin ötesindeki şeylere varoluş veya gerçeklik yüklediği için eleştirmekteydi. Fakat kendisi de numenin varolduğunu ve deneyimimizin ötesinde olduğunu söyleyerek aynı hataya düşmektedir. Fichte bu çelişkiyi görerek var olan herşeyin bilinebileceğini söyler.

Johann Gottlieb Fichte’nin İdealizm Anlayışı

Johann Gottlieb Fichte, felsefenin iki sistemi olduğunu söyler. Bunlar idealizm ve realizm veya dogmatizmdir. Fichte’ye göre dogmatizm, ne kadar sistemli gözükürse gözüksün nihayetinde özgür felsefenin yapılamayacağı determinizme götürür. Dogmatizm nihayetinde materyalizmdir. Yani düşünceyi varlıktan çıkaran görüş. Materyalizm, herşeyin madde olduğunu ve bu şeyler arasında mekanik determinist bir düzenin olduğunu var sayar. Ruhta bu şeylerden biri olduğu için maddeden çıkmıştır. Fichte’ye göre bu görüş ruhun ve düşüncenin ahlaki ve metafiziksel bağımsızlığını ortadan kaldırır.

Fichte’ye göre bir insanın felsefi anlayışı onun özgürlüğünü teminat altına alır. İnsan, kendi iradesi dışında bir otoritenin buyruğuna girmemesi için, özgürlüğünü determinizme kaptırmamak için ve dini bilimin önüne geçirmek için idealizmi benimsemelidir.

Felsefe nesneden değil, düşünün ve isteyen benden yola çıkmalıdır. Bu yol da sadece idealizmdir. Dogmatizm nesneden bilincin çıktığını ile sürer. Oysa Fichte’ye göre bunun nasıl çıktığını determinizmin çözmesinin mümkünatı yoktur. Çünkü ölü ve cansız bir nesneden bir bilincin nasıl çıktığını açıklamak imkansızdır. Böylesi bir felsefe çözülmesi imkansız demagojilerle uğraşır. Ayrıca böyle bir felsefe insan davranışlarını mekanik materyalist bir dünya sistemiyle açıkladığı için insan özgürlüğünü yoksayan determinist bir felsefedir. İnsanın dünyada alelade bir varlık olmadığı, diğer şeylere göre daha üstün bir varlık olduğunu ve özgür iradesiyle hareket ettiğini savunan bir kişi doğal olarak idealizmi benimser.

Johann Gottlieb Fichte’nin Benlik Anlayışı

Fichte’ye göre her öznel ben sadece kendi öznel dünyasını yaşar. Fakat benin ötesinde genel bir bilinç veya transandantal bir ben vardır. Bu bilinç tüm insanlıkta var olan bir bilinçtir. Fichte’ye göre benlik, transandantal bilincin bölünmesiyle ortaya çıkmıştır. Bir insanın kendisi dışındakiler, kişinin benini ortaya koyabilmesi için bir araç ve şarttır. Ben ile ben olmayan birbirlerini sınırlamaktadır.

Fichte’ye göre benlik kendisi ve etrafındaki dünyayı diyalektik yöntemi ile inşa eder. Bu diyalektik yöntem şöyle işler:

  1. Bir şeyi bilmek demek, ilk önce onun var olduğunu kabul etmekle başlar. (TEZ)
  2. Bir şeyin var olduğunu kabul edip bilmek için başka şeyleri ondan ayırmak gerekir.(ANTİTEZ)
  3. Üçüncü adımda o şey ve onun karşısındaki şeylerden yola çıkarak genel bir şeyin bilgisi elde edilir.(SENTEZ)

Johann Gottlieb Fichte’nin Ahlak Anlayışı

Fichte’ye göre, her insanın uyması gereken ve dünya düzeni tarafından yüklenmiş olduğu ahlaki görevler vardır. Bu nedenle her insan kendisine yüklenmiş olan ahlaki buyruğa vicdanını baz alarak uyması ahlaki bir görevdir.

İnsanın ahlaklı olabilmesi için ilk olarak özgür olması gerekir. İç güdülerinin etkisinde olan bir birey sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayacak ve idinin kontrolünden çıkamayacak bir varlıktır. Bu kişiler ahlaki ödevlerinin farkında değillerdir. Özgürlüğe ulaşmış bir birey kendi haz ve ihtiyaçlarını  diğerlerinin hakları karşısında sınırlandırmayı bilir.

İnsanların özgür bir şekilde ahlaki hayatlarını devam ettirebilmesi için bir hukuk sistemine ihtiyaç vardır. Johann Gottlieb Fichte için hukukun evrensel bir geçerliliği vardır. Bu evrensel hukuk doğal haklarla ilişkilidir. Ona göre hukuk zaman ve mekanın ötesindedir.

Johann Gottlieb Fichte’nin Tarih Anlayışı

Fichte’ye göre tarih plansız ve kör değildir, ilerlemeye doğru amaçlı bir şekildedir. Tarih amaçlı bir ilerlemeyle beş dönemden geçmiştir. Bunlar:

  1. Henüz insanların içgüdülerinden kurtulamadığı için özgür olmadığı masumiyet dönemi
  2. Baskın otoritenin dışsal bir güç halini aldığı günah dönemi
  3. İnsanların akıl iradesinden uzaklaştığı ve hakikatler karşısında kör kaldığı günahkarlık dönemi
  4. Aklın kısmen güçlendiği ve hakikatlerin yavaş yavaş keşfedildiği ilk hakikat dönemi
  5. Ve son olarak aklın mutlak güce ulaştığı, hakikatlerin ortaya çıktığı mutlak hakikat dönemi

Johann Gottlieb Fichte’nin Eserleri

  1. Bütün vahiylerin eleştirisi
  2. Avrupa hükümdarlarından düşünce özgürlüğünü geri isteme
  3. Bilim öğretisi
  4. Doğal hukukun temeli
  5. Ahlak öğretisi
  6. Alman Ulusuna söylevler
  7. İnsanın belirlenmesi
  8. Kapalı Ticaret Devleti
  9. Bugünkü çağın ana çizgileri

Johann Gottlieb Fichte ile ilgili daha fazla kaynak okuması için:

https://plato.stanford.edu/entries/johann-fichte/

Bedia Akarsu, “Çağdaş Felsefe: Kant’tan Günümüze Felsefe Akımları”, İnkılap Yayınevi

Yorum yaz