Felsefe Sözlüğü

Nihilizm Nedir? Hiççilik Felsefesi

Hiççilik veya en yaygın bilinen adıyla Nihilizm Latince bir kök olan nihil(hiç) teriminden türetilmiştir. 19. yüzyılın başında ilk defa kullanılan (Friedrich Jacobi kullanmıştır) nihilizm kavramı idealizm kavramını olumsuzlamak için kullanılmıştır. Fakat daha sonraki yıllarda Rus aydınları arasında oldukça yaygınlaşmış sanat, ahlak, siyaset, bilgi de dahil olmak üzere birçok alanda taraftar bulmuş felsefi bir akımdır.

Nihilizm, en genel tanımıyla tüm varlığı kökten bir şekilde reddeden felsefi bir akımdır. Her şeyin anlam ve değere sahip olmadığını ileri sürer. Nihilist var olan tüm siyasi, ahlaki veya dini düzene baş kaldırmış kişidir. Bir nihilist için her türlü bilgi, değer ve anlam aslında insanın varlıklara yüklemeye çalıştığı hiçlerdir. Kökten bir şüpheciliğe sahip nihilist akımlar değerlere karşı radikal bir eleştiriyi benimserler.

Epistemolojik anlamda nihilizm, insanın algılayabileceği veya bilgisinin nesnesi yapabileceği hiçbir varlığın olmadığını, dolayısıyla bilgi denen olgunun tamamen bir yanılsama olduğunu ileri süren felsefi anlayıştır. Nihilistler, bilginin olmadığı bir evrende bilgiye dayalı varlığın ve ahlakında dahil olduğu tüm toplumsal değerleri reddederler. Toplumsal bir baskının ürünü olduğu için reddedilen bu değerler ve kurumlar içinde aile ve devlet kurumları da dahildir.

1- Nihilizm Akımının Tarihi

Nihilizm, her ne kadar 19. yüzyılda türetilen bir kavram olsa da, onun temsil ettiği felsefi anlayışı tarihin birçok döneminde, birçok filozofunda hatta şairinde bile görebiliriz.

Nihilist anlayışı tarihte ilk defa sofistlerde görmekteyiz. İlkçağ felsefesinin en ünlü nihilist filozofu Gorgias’tır. Gorgias, şu ünlü sözünde ilkçağ nihilizminin önemli bir örneğini gözler önüne seriyor:

Hiçbir şey yoktur. Olsa da bilinemez, bilinse de başkalarına aktarılamaz.

Gorgias (Nihilizmle ilgili sözler)

Kavram olarak Nihilizmi ilk olarak Friedrich Jacobi‘nin Ficte’ye yazdığı bir mektupta görmekteyiz. Ayrıca Turgeniev’in Babalar ve Oğullar adlı romanında da işlenen bir konu olmuştur. Çarlık iktidarına karşı nihilizm bir başkaldırı olarak görülmüştür. Rusya’da kimi zaman edebiyat dünyasında popüler bir konu olarak işlenmiş kimi zamanda Çar rejiminin baskısına karşı devrimci bir duruş olarak kabul edilmiştir.

Tarihsel süreç açısından Nihilizmin üç temel döneme ayrıldığını bunun da nihilizmin farklı alanlarda ele alınmasından kaynaklanan bir ayrım olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan ilki felsefi nihilizmdir. Nihilizmin felsefi anlamda sistemleşmesi Alman felsefesinde gerçekleşmiştir. Alman felsefesinde nihilizmi etraflıca ele alan Friedrich Nietzsche bunun en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Bir diğeri sosyal nihilizmdir. Rusya’da çarlık rejimine karşı siyasi bir duruş olarak kullanılmıştır. Sonuncusu ise Fransa’da ortaya çıkan estetik nihilizmdir.

2- Friedrich Nietzsche ve Nihilizm

Nietzsche ve Nihilizm
Nietzsche ve Nihilizm

Nihilizm, soyut ve duyumsanmayan bir öteki dünya fikrine, algılanamayan bir kendinde var olma fikrine, doğa üstü bir varlık anlayışına bir felsefi bir tepkidir. Nihilist duruş, kurmaca olduğunu düşündüğü tüm metafiziksel olay ve olguların varlığını kabul etmeye karşı bir duruştur.

Friedrich Nietzsche, birçok farklı eserinde nihilizmi tanımlamıştır. Örneğin Deccal adlı eserin nihilizmi, kalkanına yaşamın yadsınmasını kazımış olan bir felsefe olarak tanımlar. Yani onun için nihilizm, dini öğretiler sonucu kutsanmış ve erişilmez bir yüksekliğe ulaştırılmış tüm toplumsal ve dini değerlerin değersizleştirilme aracıdır. Nihilizm sayesinde tüm metafizik değerler alaşağı edilip değersizleştirilecektir.

Friedrich Nietzsche için nihilizm değerlerin değersizleştirilmesidir. Fakat burada en büyük engel tanrının kendisidir. Tanrı insanoğlunun binlerce yıldır kendi eliyle kutsandığı ve değerlerin yüklendiği bir kavramdır. Friedrich Nietzsche bu engelin kalkmadan özgürlüğün gelemeyeceğini düşünerek “tanrı öldü” diyerek en büyük engeli ortadan kaldırır. Tanrıyla beraber Hristiyanlığın sahte ve kurgusal temele dayalı tüm değerleri de yok olur. Tanrının ölümünün ardından, insan değerleri yeniden yorumlama şansına erişecektir. İnsan artık kendini tanrının yerine koyup o olmadan da değer üreteceğini görecektir. Ona göre Hristiyan köle ahlakı yıkılarak tüm değerleriyle yok olacak, yerine güçlü olma isteğine dayanan Üst İnsanın kendi değerlerini koyduğu bir dünya gelecektir.

3- Nihilizm Türleri

Şimdi tarihsel süreç içerisinde farklı alanlarda kendini göstermiş nihilist akımlara bir göz atalım:

A- Burjuva Nihilizmi

Bu anlam emek gücü, insan onur ve saygınlığının reddedildiği serbest ticaret adı altında her şeyin metalaştırıldığı anlamında kullanılır. Para kazanma hırsının ve kişisel güç kazanma arzusunun tüm değerleri yok etmesidir.

B- Anarşist Nihilizm

Çar dönemi Rusya’sında görülen nihilist duruştur. Bu önem nihilist akımlar anarşist akımlarla iç içe geçmiştir. Çara karşı köylü sınıfını harekete geçirmeye çalışan Narodnik hareketi bunun güzel bir örneğidir.

C- Despotik Nihilizm

Tiranların ve diktatörlerin benimsediği nihilizmdir. Kendi iktidarları ve servetleri için kolaylıkla binlerce yurttaşının hayatına mal olacak bir iç karışıklık çıkarmaktan çekinmezler. Çünkü bu kişiler için insan hayatı ve onuru bir hiçtir.

D- Akademik Nihilizm

Bu nihilizm bilim ve sanatın ilerlemesini önleyen en büyük köstektir. Akademik camiayı ele geçiren güçler yeni ve ilerici tüm çalışmaları engeller ve değersizleştirir. Bir süre sonra üretilen tüm çalışmalar içi boş fakat yapılması gerektiği için yapılan akademik yayınlarla dolar. Bir yardımcı doçent bilim aypma adına değil sayıyı tutturmak için akademik yayın çıkarır. Bir doçent profesör olmak için değer adına yoksun çalışmalar yapar. Sonuçta ortaya değerden yoksun ama değerli kabul edilen eserler çıkar.

Nihilizmle ilgili Kaynaklar

Nihilizmle ilgili benimde bu yazıyı yazarken okuduğum şu kaynaklara bir göz atabilirsiniz:

Sebahattin Çevikbaş’ın Nietzsche ve Nihilizm adlı makalesi

Keith Ansell-Pearson, Kusursuz Nihilist adlı kitabı

Osman Bilen’in Kurani Değerler Açısından Nihilizm Eleştirisi adlı çalışması

Südar Dudu’nun Bireyin Topluma Yabancılaşmasına Bir Eleştiri: Cioran Nihilizmi adlı çalışması


Yorum yaz