Filozoflar ilk çağ felsefe tarihi

Parmenides Kimdir?

Elea Okulu’nun kurucusu olan Parmenides (kimi felsefe tarihçisi farklı düşünüyor), Presokratik felsefenin önemli filozoflarından biridir. Kadim Yunan felsefesinde metafiziğin babası sayılan Parmenides, kendisinden sonra gelen düşünürleri oldukça etkilemiştir. Özellikle Platon’un, Parmenides’in felsefesinden etkilendiğini açıkça görmekteyiz.

Parmenides’in felsefesi düşüncesini ele almadan önce kısaca hayatına bir göz atalım.

Parmenides’in Hayatı

Parmenides, M.Ö 515 ile 450 yılları arasında İtalya’nın batı kıyılarında yer alan Alento Irmağı’nın denize döküldüğü yerde kurulmuş Elea adlı bir Yunan kolonisinde yaşamıştır.

Antik Elea Şehri Kalıntıları

Parmenides, zengin ve oldukça yüksek sosyal bir statüye sahip bir aileden geldiği için yaşamını entellektüel faaliyetlere ayırma fırsatına sahip olmuştur. Babası zengin koloni yöneticilerinden biri olan Pyres’tir.

Antik Yunan Felsefesi filozoflarının biyografilerini yazan Diogenes Laertios’a göre, her ne kadar yolundan gitmesede Ksenophanes’in öğrencisidir. Ksenophanes, onun felsefi düşüncesini temellendirmede öncülük etmiştir. Yine aynı tarihçiye göre, yerin küre şeklinde olduğunu ve evrenin merkezinde yer aldığını ilk ileri süren Parmenides olmuştur.

Felsefesini şiirsel bir dille açıklayarak hem düşüncelere hem de duygulara hitap etmiş bir filozoftur. Felsefenin yanında doğa bilimlerine de yönelmiş akşam yıldızı ile sabah yıldızının aynı olduğunu bulan ilk kişidir.

Parmenides’in Doğum Tarihi

Parmenides’in ne zaman doğduğu oldukça tartışmalı bir konudur. Platon’a göre Parmenides M.Ö 515 yılında doğmuştur. Diğer taraftan Diogenes Laertius’a göre M.Ö 540 yılında doğmuştur. Her ne kadar bu tartışma önemsiz gibi gözükse de bu tarihlerden birini seçmek, Parmenides’in diğer filozoflarla etkileşimini anlamada ciddi sonuçlar doğuracaktır. örneğin Platon’un ileri sürdüğü doğum tarihini kabul edersek Parmenides’in Herakleitos’un felsefi düşüncesini etkilediği iddiasını yalanlamış oluruz. İşin ilginç tarafı bu iddia yine Platon’un kendisi tarafından ileri sürülmüştür.

Parmenides’in Şiiri

Parmenides’in felsefi görüşlerini ele almak için iki temel eser günümüze ulaşmıştır. Bunlardan biri Platon’un Parmenides diyaloğudur. Bu diyalogda Parmenides ve öğrencisi Zenon ile Sokrates ve Aristotales arasında bir söyleşi ele alınır. Bir diğer kaynak Simplicius tarafından aktarılan ve günümüze kadar 150 dizisi ulaşan “Doğa Üzerine”(Peri Physeos) adlı şiirdir. Bu şiir iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci bölümünde düşünür, varlığın doğasını sorgulayarak varlığın aslında ne olduğunu irdeler. Bu bölümde hocası Ksenophanes’in varlık anlayışından yola çıkarak varlığı çeşitli yönleriyle ele alır. Şiirin ikinci bölümündeyse, düşünür duyular yoluyla keşfedilen doğadaki değişimin nedenini ele alır. Daha sonra Platon felsefesinin özünü oluşturan değişmeyen bir varlık anlayışını temellendirir.

Parmenides’in şiiri mitolojik bir dildir.İçinde felsefi düşünce ile harmanlanmış dinsel bir ifade çeşididir. Bu dilin içindeki mitolojik ifadeleri çıkardığınızda karşınıza düşünürün temel felsefi tezlerini görebilirsiniz.

Parmenides’e Göre Varlık

Parmenides varlıktaki değişimi ele alırken Herakleitos’la taban tabana zıt bir görüş ileri sürer. Herakleitos, karşıtların birliği öğretisiyle evrendeki tüm zıt varlıkların bir mücadelesi sonucu varlığın meydana geldiğini ileri sürer. Bu mücadele evrende sürekli bir değişimi zorunlu kılar. Herakleitos için değişim, bir varlığın nicelik ve nitelik açısından değişerek karşıt bir varlığa dönüşmesi sürecidir. Parmenides için bu düşünce kabul edilemez. Çünkü ona göre var olan değişmez. Var olan var olanla bitişiktir.

Ona göre değişim denilen olgu mantıksal olarak imkansızdır. Onun varlık hakkındaki temel argumanını şöyle formüle edebiliriz:

1- Varlık olan şey vardır.

Varlık olmayan şey yoktur.

2- Varlık olan şey düşünülebilir.

Varlık olmayan şey düşünülemez.

Varlıktaki değişim sürecinde bir şeyin varolurken diğer bir şeyin yok olduğunu söyleriz. Örneğin bir çiçeğin yeşilden kırmızıya doğru renk değiştirdiğini düşünelim. Bu değişim sürecinde yeşil yok olur ve olmayan kırmızı renkte var olur. Parmenides’e göre böylesi bir değişimi kabul etmek mantığa uygun değildir. Çünkü bu değişim fikrinde var olmayan şey düşünülmüştür.

Parmenides’e göre akıl değişimin mantıksal olarak imkansız olduğunu söylerken duyular ise değişimin var olduğunu söylüyor. Ona göre duyular insanı her zaman yanıltabilirken akıl yanıltmaz. Bu nedenle akla uymak en mantıklı yoldur.

Parmenides’in monizmini Hint felsefesinde de görebiliriz. Bu düşünceye göre evrende gördüğümüz her şey tek bir varlığı ifade eder. Boşluk olmadığı için bir haraket yani değişim yoktur. Var olan birdir ve bu birliğe ancak akılla ulaşabiliriz.

Kaynak:

Daha fazla okuma için bu yazıyı hazırlarken okuduğum şu eserlere göz atabilirsiniz:

Gunnar Skirbekk ve Nils Gilje’nin Felsefe tarihi: Antik Yunan’dan modern döneme adlı kitabı

Özgür ÖZDEMİR’in Antik Çağ’da Diyalektik Düşünce adlı tezi

Mehmet ÇİÇEK’in Parmenides ve Platon’da Varolan adlı tezi


1 Yorum

Yorum yaz