Felsefenin Temel Disiplinleri

Siyaset Felsefesi Nedir?

Siyaset felsefesi, siyaseti ve siyaset ile ilgili olan her şeyi konu edinen felsefe alanıdır. Peki siyaset nedir? Arapça kökenli olan siyaset kavramı, işleri halletmek, yoluna koymak veya idare etmek anlamına gelir. Diğer taraftan siyaset ile aynı anlamda kullanılan politika kavramının, yaygın yanlış bir kanıya göre poli yani çok ile tika yani yüz kelimelerinden türetildiğine inanılır. Oysa Politika Latinceden dilimize geçmiş bir kavram olup TDK‘ya göre devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünüdür. Diğer bir tanıma göre politika, bir amaç doğrultusunda insanların zayıf noktalarından yararlanma aracıdır.

Siyaset kavramını tanımlamak göründüğü kadar kolay olmayabilir. İnsanın yerleşik toplumsal yaşayışa geçmesiyle önemi katlanarak artan siyaset kavramı binlerce yıldır yaşamımızın bir parçası olmuş durumda. Kişi, siyaset kavramını tanımlarken hangi pencereden bakarsa tanımının rengi ona göre değişecektir. Örneğin Marksist bir bakışla siyaset, ekonomik değerlerin dağıtımında meydana gelen çatışmaları çözmek için, ekonomik alt yapıya bağlı bir üst yapıdır. Liberalist bakışla siyaset, bireysel hak ve özgürlükleri korumayı amaçlayan ve liberyantalizme dayalı özgürlüğün güvencesi olan sistemdir.

Kısacası siyaset felsefesi, mutlak gücü elinde bulunduran iktidarları ahlaki bir denetim altına alarak iktidara dair temel kavramlar olan iktidarın kaynağı, sınırları ve amacı hakkında temel ölçütler getiren felsefe disiplinidir.

Siyaset Felsefesi ve Siyaset Bilimi Arasındaki Farklar

Siyaset kavramı hem felsefe hem de bilim için bir inceleme alanıdır. Fakat bu iki bilgi türü, siyaset kavramını farklı yöntem ve tekniklerle ele alır.

Siyaset bilimi ile uğraşan bir bilim adamı, siyaseti ele alırken objektif kriterlere göre inceleme yapar. Bir yönü uygulama olduğu için güncel politik sorunlara çözüm getirmeye çabalar. Diğer taraftan siyaset bilimi siyaset kavramını var olduğu gibi inceler. Ona dair kavramları bilmeye ve betimlemeye çalışır.Yönetimsel sorunları çözmek için teoriler geliştirir.

Siyaset felsefesi, siyaseti ele alırken subjektif değerlendirmeler kullanır. Devlet ve siyasal sistemin temel kavramlarının özünü sorgular. Siyasal sistemleri değer yargıları temelli bir yargılama süzgecinden geçirir. Örneğin Aristoteles siyaset ile ilgili düşüncelerini Politika, Nikomakhos’a Etik, Eudemos’a Etik, Atinalıların Devleti ve Retorik adlı eserlerinde ele almış çeşitli siyasal yönetimleri iyi veya kötü diye sınıflandırmıştır. işin en ilginç tarafı Aristoteles’e göre en kötü yönetim biçimlerinden biri demokrasidir.

Siyaset Felsefesinin Temel Kavramları

Siyaset felsefesi ile ilgili temel kavramları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Demokrasi: Hukukun üstünlüğüne dayalı ve temel insan haklarını güvenceye almış yönetim anlayışıdır.
  • İktidar: Halkı yönetme gücünü elinde bulunduran güç grubudur.
  • Birey: Bir toplumun temelini oluşturan düşünce ve duygularıyla diğer kişilerden ayrılan her bir insana verilen isimdir.
  • Bürokrasi: Devletin düzenli ve kesintisiz işleyişini sürdüren hiyerarşik bir sistemde olan memur yapılanmasıdır.
  • İnsan Hakları: İnsanların doğumla elde ettiği devredilmez ve vazgeçilmez haklarıdır.
  • Hukuk: Yaptırım kaynağı devlet olan birey-birey ve birey-devlet ilişkisini düzenleyen kurallardır.
  • Yönetim: Egemenliğin meşru temsilcisi tarafından toplumun idare edilmesidir.
  • Adalet: Ödül ve ceza temelli herkese hakkettiğini vermedir.
  • Sivil Toplum: Gönüllü insan topluluğudur. Devlet otoritesini aza indirip devlet üzerinde toplumsal denetim sağlamak amacıyla bir araya gelen insanlar tarafından oluşur.
  • Yasa: Yazılı hukuk kurallarıdır. Birey davranışlarını hukuka göre düzenleyen kurallar bütünüdür.
  • Laiklik: Devletin tüm inançlara eşit mesafede durduğu ve inançların devlet koruması altında özgürlüğe aşındığı yönetim tarzıdır.
  • Devlet: Sınırlı bir toprak parçası üzerinde egemenliğe sahip en büyük siyasi örgütlenmedir.
  • Egemenlik: Devletin özgürlüğünü ifade eden kavramdır. Devletin yönetim gücünü iç ve dış baskı olmadan kullanabilmesini ifade eder.
  • Hak: Bireylerin yasalar çerçevesinde talepte bulunacağı her türlü mülkiyetidir.
  • Meşruiyet: İktidarın iktidar olma gücünü yasalara dayandırmasıdır. Diğer taraftan davranışların yasalara uygun olmasıdır.
  • Toplum: Temel ortak değerler etrafında kümelenmiş ve temel ihtiyaçların karşılanması için birbiriyle ilişki kuran insan topluluklarıdır.

Siyaset Felsefesinin Temel Soruları

Siyaset felsefesinin temel sorularını şöyle sıralayabiliriz:

  • İktidar kaynağını nereden alır?
  • Sivil toplumun anlamı nedir?
  • Temel hak ve hürriyetler nelerdir?
  • Egemenliğin kullanış biçimlerine göre çeşitleri nedir?
  • Birey ve devlet ilişkisi nasıl olmalıdır?
  • En iyi yönetim biçimi hangisidir?
  • İktidarın meşruiyetinin temel ölçütü nedir?
  • Devlet gerekli midir? Devlete ihtiyaç duyulmayan sistemler nelerdir?
  • Egemenlik türleri nelerdir?
  • Bürokrasi gerekli midir?

Egemenliği Kullanış Biçimleri Nelerdir?

Ünlü sosyolog Max Weber’e göre egemenliği kullanış biçimleri 3’e ayrılır. Bunlar:

A- Geleneksel Egemenlik Biçimi

Geleneksel Egemenlik

Siyasal iktidar egemen olma meşruiyetini geleneklere dayandırır. Yani iktidar otoritesini geleneklerden alır. İktidarın babadan oğula soy ile geçtiği monarşi ve feodal siyasi yapılarda geleneksel egemenlik biçimi görülür.

Geleneksel egemenlik türlerinde iktidarların sorgulanamaz ve eleştirilemez bir gücü vardır. Fakat iktidarın geleneklere uyma zorunluluğu vardır. Gelenekler iktidarların tek kaynağıdır.

B- Karizmatik Egemenlik

Karizmatik Egemenlik

Lider iktidar ve kendisine itaat ettirme gücünü elde etmek için halkına güven ve inanç aşılar. Liderin liderlik vasfı, doğuştan elde ettiği karizmatik kişilik özelliklerine dayanır. Tarihteki birçok ünlü kral ve peygamber karizmatik egemenliğin en bariz örneğidir.

Karizmatik yönetimde lider tüm iktidarı tek elde toplamıştır. Lider bu nedenle sorgulanamaz bir güçtedir.

C-Rasyonel-Yasal Egemenlik

Rasyonel-Yasal Egemenlik

Demokratik hukuk devletlerinde yani günümüzde oldukça sık görülen yönetim biçimidir. Rasyonel-yasal egemenlikte iktidar, iktidar olma gücünü yasalara dayandırarak meşru hale getirir. Hem iktidar hem de halk yasalara uymak zorunluluğundadır. Kuvvetler ayrılığı bir istisna değil devlet olmanın bir gerekliliğidir. Kuvvetler ayrılığı yönetimin en önemli niteliğidir.

Siyaset felsefesi ile ilgili filozoflara ve daha fazla kavramlara erişebilmek için site içi arama yapabilir ve kategorilere göz atabilirsiniz.

Kaynaklar:

Siyaset felsefesi hakkında daha fazla okuma için bu yazıyı hazırlarken okuduğum şu eserlere göz atabilirsiniz:

Alan Gewirth’in Siyaset felsefesi adlı makalesi(Makale Türkçeye Ahmet Kesgin tarafından çevrilmiştir)

Derda Küçükalp’in Siyaset felsefesi adlı kitabı

Muaz Faruk Sarı’nın Ali Suavi ve Siyaset Felsefesi adlı çalışması

Ahmet Cevizci’nin Felsefe Terimleri Sözlüğü


1 Yorum

Yorum yaz