Felsefe Sözlüğü

Sürrealizm Nedir?

Sürrealizm, yada diğer adıyla gerçeküstücülük kavramı Fransızcadan türetilmiştir. Sürrealizm bir terim olarak ilk defa 1917 yılında Fransız şair Guillaume Apollinaire tarafından kullanılmıştır.

Sürrealizm akımı Freud’un psikanalitik çalışmalarından oldukça etkilenmiştir. Freud’a göre insan davranışlarına yön veren unsurlar temel dürtülerdir. Sanat, sanatçının baskı altına alınmaya çalışılan dürtülerinin bir nevroz halinde esere dönüştürülerek tatmin olması aracıdır. Sanatçı sanatı kullanarak tatmin olur. Sanat eseri, ego tatmin aracı olduğu kadar bilinçaltının bir yansımasını gösterir. Sürrealizm akımı da psikanaliz çalışmalarının sanattaki yansımasıdır.

Fransız sürrealist Andre Breton 1924 yılında kaleme aldığı Sürrealist Manifestoda, Freud’un psikanaliz çalışmalarının sanata ve sanatçıya etkisinden bahseder. Ona göre bu çalışmaların sanata yansıması sayesinde sanatçı artık hayal ettiği şeyi esere dönüştürürken aklın denetiminden kurtulacaktır. Böylelikle hayal gücü tüm zincirlerini kırıp özgürlüğüne kavuşacaktır. Sürrealizm akımı, sanat üzerindeki her türlü baskı oluşturacak düşünce veya ahlaki yargılardan sanatı kurtarır.

Sürrealizm, realizm ve natüralizm akımlarına karşı bir akımdır. Sanat, gerçeği sanata aktarma eylemi değildir. Sanatçı, sanatını yaparken bilinçaltının duygularına yansıttığı şeyleri olduğu gibi sanatına yansıtır. Sanatçının duygularına yön veren ve onu baskı altına almaya çalışan hiçbir zorlamaya izin vermez. Bu nedenle sanatın gerçekliği rasyonel dünya değil bilinçaltıdır. Sanatçı, sanatı kullanarak gerçek benliğini yansıtır. Böylelikle saf benliğini ortaya çıkarma yolunu bulur.

Sürrealist sanatçılar için dış dünyanın sanat açısından bir cazibesi yoktur. Bireycilik sanatın dış dünyaya sırtını dönmesini sağlayacaktır. Sanat yönünü realitenin çirkinliğinden bireyin fantastik iç dünyasına çevirecektir. Sanat artık dünyaya bir anlam yükleme eylemi değildi. Sanatçının saf bilinçaltının sembolik bir ifadesidir. Sürrealizm akımındaki sanatçılar sanatın, estetik kaygılara yenik düşmesine karşı gelmişlerdir.

Sürrealizm akımı, sanat üzerindeki tüm baskı ve yönlendirmelere sebep olacak ahlaki ve dini müdahaleye izin vermez. Ayrıca aklın müdahalesini de engeller. Böylelikle sürrealist akım sanatı planlı ve programlı bir eylemden tesadüfi ve anlık bir eyleme dönüştürmüş olur. Sanata baskı kurmaya çalışanlara karşı alaycı ve mizahi bir tavır gösterir. Eserlerde de bu mizahi tavrı oldukça net görebiliriz. Bu mizahi tavır, gerçekliğin karşısına bir fantezi dünyası çıkarmakla kendini gösterir. Bu fantezi dünyası rüya dünyasıdır. Sürrealist sanatta, aklın gerçekliği bir kenara bırakılmış sembollerle anlatılan ve yaşamın çirkinliğinden uzaklaşılmıştır. Aslında sürrealistler, hayatın çirkinliğinden kaçışın çocukluğa dönüş olduğunu ifade ederler. Çocukluğun saf, masum, hayalci ve riyasız dünyasına dönüş.

1- Sürrealizmin Tarihi Kökeni

Zengin öncülleri olmasına rağmen sürrealizmin ortaya çıkması 20. yüzyılı bulmuştur. 20. yüzyıl insanoğlunun daha önce görmediği kadar hızlı bilimsel buluşların, topyekun dünya savaşlarının ve kargaşaların dönemi olmuştur. Birinci dünya savaşının yaratmış olduğu sosyal buhranlar, Freud’un psikanaliz yöntemini bularak bilinçaltı çalışmalarında çığır açması, faşist ve komünist yönetimlerin giderek daha da otoriter baskılara başvurması ve Albert Einstein’in izafiyet teorisi 20. yüzyılda Sürrealizm için ortaya çıkış koşulları olmuştur. Sanat savaşların yarattığı çirkinlikten kaçma ve bilinçaltının rahatlaması için bir kaçış olmuştur.

20. yüzyılda hem Dada hem de Sürrealist akımlar savaşlardan dolayı bozulmuş toplum yapısı ve zihniyetini sanatın özgürlüğünde radikal bir değişime uğratmaya çabalamışlardır. Var olan sanatsal kuralları ve zorlamaları reddederek özgür bir sanatsal akım yaratmayı ve zihinsel bir devrimi başlatmayı arzulamışlardır. Dadaizmden bayrağı devralan sürrealizm sanatı estetik kaygıları olan bir takım azınlığın elinden alıp halkın hizmetine sunmuştur. Sanat artık estetik kaygıların ve dışına çıkılamaz kuralların olduğu dar çerçevede değildir. Sürrealizmde sanat ahlaki ve sosyal problemlerin işlendiği bir çözüm masası olmuştur.

20. yüzyılın sosyal problemlerine karşı kayıtsız kalmayan sanat çevresinden ve sürrealizmin kurucusu kabul edilen Andre Breton 1924 yılında “Sürrealist Manifesto” ile sürrealizmin kurulduğunu ilan etmiştir.

2- Sürrealizm Teknikleri

Sürrealizm akımında kullanılan teknikleri iki ana başlık altında ele alıp inceleyebiliriz. Bu sürrealist teknikler şunlardır:

A- Otomatizm Nedir?

Sürrealizm Otomatizm Yöntemi
Sürrealizmde Otomatizm Yöntemi ile yapılmış “Birth of Birds” adlı eser

Otomatizm, Freudçu serbest çağrışım tekniğinin sürrealizm akımında sanata uygulanmasını ifade eder. Bu tekniğe göre sanat tasarlanan ve akıl ile mantığın süzgecinden geçen ürünler değildir. Sanat, sanatçının anlık duygulanımlarının otomatik olarak dışarı vurumudur. Bilinçaltının içinde yer alan sanrıların ve düşlerin otomatik olarak sanata aktarımıdır. Otomatik olarak aktarılan sanata hiçbir güç müdahale etmez. Sanat bu açıdan estetik kaygılarından, toplumsal baskılardan ve ahlaki müdahalelerden kurtulmuştur. Hatta sanat eseri sanatçının kendi bilincinin müdahalesinden de kurtulmuştur. Sanatçı hiçbir noktalama işaretine veya fırça darbesine müdahale etmez. Bilinçaltı, otomatik olarak sanatta sembolik bir dille ifade edilir.

Andre Breton’a göre otomatizm, kişinin düşüncenin gerçek işleyişini sözel, yazılı veya başka herhangi bir şekilde ifade etmeyi seçtiği katıksız ruhsal durumdur. Estetik veya ahlaki hiçbir kontrolün geçerli olmadığı düşüncenin kendini katıksız ifade etme şeklidir.

Otomatizm 1910’lu yıllarda dadacı sanatçılar tarafından kullanılmış daha sonra 192 ile 1930 yılları arasında sürrealizm akımı sanatçılar arasında kullanılmıştır. Sürrealizm akımında otomatizm tekniği ilk defa 1921 yılında Philippe Soupault tarafından Les Champs Magnétiques eserinde kullanılmıştır.

B- Oneirizm Nedir?

Sürrealizm Oneirizm Yöntemi
Sürrealizmde Oneirizm Yöntemi

Oneirizm kavramı, rüyaları konu edinen bir kahinlik türü olan Oneiromansi(Oneiromancy) kavramından türetilmiştir. Bu teknikte sanatçı mantıkla çelişen ve duygusal etkileşimde olan imgeleri sanatına döker. Sanatçı bir nevi halüsinasyon altında yeni fikirler ortaya koyar. Sanatçının ortaya koyduğu imgeler gerçeklik ve düşlerin arasında bir var oluşa sahiptir. Fakat Oneirizmi sıradan halüsinasyonlarla karıştırmamak gerekir. Çünkü Oneirizmde her sanatçı kendi özel simgesel çağrışımlarını ortaya koyar.

3- Sürrealizm ve Özgürlük

Sürrealizm, mutlak bir özgürlük altında bilinçaltının sanata yansıtılması gerektiğini savunurlar. Siyasi bir devrim gibi gerçekliğin doğasını simgelerle değiştirmek isterler.

Breton Marksizm ve sürrealizmin birçok ortak noktası olduğunu söyler. Ona göre her iki akımda, kendinden önceki toplumsal değerleri sorgular ve özgür bir modern çağı yaratmak ister.

Sürrealist sanatçılar, özgür bir zihne sahip insanoğlunun yaratılmasında görev almışlardır. Tüm siyasi baskılara karşı gelecek bir neslin yetişmesini arzulamışlardır. Zihni kurtulan insanın bedeninin de kurtulacağını düşünmüşlerdir.

Sürrealizm, tüm diktatoryal devlet modellerinde tepkiyle karşılaşmıştır. İşin ilginç tarafı ilk dönemlerde kapitalist rejimlerde sürrealist sanatçılara iyi gözle bakmamıştır. Hem kapitalist sistemler hem de diktatör yönetimler için sürrealizm bir tehdit oluşturuyordu. Çünkü sürrealist sanatçılar toplumsal kalıplara sığmayan özgür zihinlerin ortaya çıkmasını sağlıyordu.

4- Sürrealizm Akımının Önde Gelen Sanatçıları

Bu başlık altında sürreal tarzda sanat eserleri ortaya koyan sanatçılara kısaca bir göz atacağız.

  • Rene Magritte: Hayatın anlamsızlığını kabul edip sanatında da anlamsızlığın vurgulayan sanatçıdır. Eserlerinde karşıtlar arasındaki ilişkileri vurgular.
  • Max Ernst: Alman heykeltıraş ve ressam. Sürrealizmin en önemli temsilcilerinden biridir. Eserlerinde mitolojik unsurlara bol bol yer vermiştir. Sigmund Freud’un rüya teorisini eserlerinde işlemiştir. Kendisi bir dönem Paris’te yaşamış ve oldukça sıkışık depo gibi bir yerde ikamet etmiştir. Eserlerinde objelerin yan yan getirilmesinde yaşadığı bu deneyimin etkisi olduğu söylenir.
  • Giorgio de Chirico : İtalyan sürrealist ressamın diğer adı Népo’dur. Metafizik sanat akımının kurucularındandır. İlginç mimari şekilleri(çöl, eski Roma kalıntıları vb.) cetvel ve eldiven gibi alakasız nesnelerle bir araya getiren çalışmaları sürrealist resim anlayışı için öncü bir örnek olmuştur. Terk edilmiş mekanlarda tek insan figürlerini işleyerek yalnızlığı anlatmıştır. Ayrıca eserlerinde felsefi simgelere yer vermiştir.
  • Man Ray: Amerikalı fotoğraf sanatçısı Man Ray, hayatının büyük bölümünü Paris’te geçirmiştir. Gerçek adı  Emanuel Radnitsky’dir Sanatın özgür olarak yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle kadın bedeni üzerine birçok eseri vardır.
  • Meret Oppenheim: Günlük objeleri kışkırtıcı şekilde sürrealist bir bakış açısıyla ele aldığı eserleriyle tanınır. Günlük hayatta yan yana olması mümkün olmayan objeleri fetiş bir şekilde bir araya getirir.
  • Salvador Dali: İspanyol kökenli ressamdır. En önemli eserlerinden biri olan Belleğin Azmi sürrealizm akımının en çok bilinen örneği olmuştur. Freud’un bilinçaltı kuramlarını ve rüya teorisini eserlerinde işlemiştir. Deli dahi olarak tanınır. Picasso’dan etkilendiğini ifade etmiş ve uzun bir dostluğu olmuştur. Fakat siyasi nedenlerle iki sanatçı bir dönem küslük yaşamıştır. Eserlerinde rüya figürleriyle gerçek figürler iç içe geçmiştir.
sürrealizm
Sürrealizm Örnekleri- Belleğin Azmi

Sürrealizm Nedir Kısaca:

  • 20. yüzyılda ortaya çıkmış sanatsal akımdır.
  • Bilinçaltı öğelerini sanata aktarmıştır.
  • Sürrealizmin iki temel tekniği vardır; Oneirizm ve Otomatizm
  • Sanatın estetik kaygılarla yapılmasına karşıdırlar. Sanatta zihinsel özgürlüğü savunurlar.
  • Akıl, ahlaki kurallar ve estetik kaygıların sanata müdahale etmelerine karşı çıkarlar.
  • Bilinçaltının akıl süzgecinden geçmeden sanata aktarılmasını kullanmışlardır.
  • Rüyaya dair simgesel figürleri ve fantastik öğeleri eserlerde sıkça kullanmışlardır.
  • Simgesel figürleri yeri geldiğinde mizahi ve alaycı bir dille esere aktarmışlardır.
  • Bazı sanatçılar halüsinasyon haline geçip eser vermek için çeşitli uyarıcılar kullanmışlar fakat daha sonra bu yöntem eleştirilmiştir.
  • Gerçek hayatta bir araya gelmesi imkansız figürleri kışkırtıcı şekilde sanata aktarmışlardır.
  • Harikulade kavramı sürrealizmin önemli bir kavramıdır. Bu gerçek ile fantastiğin iç içe geçtiği sanatsal ürünleri ifade eder.
  • Sanatı çocukluğun saf ve riyasız dönemine dönmenin bir yöntemi olarak görmüşlerdir. Bu dönem gerçeklerin çirkinliğinden kaçış için sığınılacak dönemdir.

Türk Edebiyatında Sürrealizm

Türk edebiyatında sürrealizm akımının dört büyük sanatçısı Oktay Rifat, Orhan Veli, İlhan Berk, Melih Cevdet Anday ve Cemal Süreyyadır. İkinci Yeniciler ve Garip akımı şairleri sürrealist şiirler yazarak bu akımın örneklerini vermişlerdir.

Daha fazla okuma için şu eserlere ve sayfalara göz atabilirsiniz:

Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük

Merve Nil Küçükkerbaş’ın Seramik Sanatında Sürrealizm adlı çalışması

Gonca Gül Özer’in Sürrealizm Bağlamında Moda Marka Sanat İlişkisi adlı çalışması

Pınar Akarsu’nun Sürrealizm ve Rüya Adlı Çalışması

Ayrıca sürrealizmin tanımı için Biritannica sayfasına da göz atabilirsiniz.


Yorum yaz